Louis Vuitton Tambour ailesine beş yeni Spin Time modeli katılıyor. Markanın dönen küplü mekanizması geçen yıl sınırlı seri olarak çıkmıştı. Ancak bu kez modeller doğrudan kalıcı koleksiyona giriyor. Kısacası bu bir kapsül değil, bir pozisyon açıklaması.

Louis Vuitton Tambour koleksiyonunun kalbi: Spin Time
Spin Time’ın fikri aslında çok basit. Kadranın çevresindeki on iki küp dönüyor ve böylece doğru saati öne çeviriyor. İlham kaynağı ise havalimanı ve tren garlarındaki eski kalkış panoları. Mekanizmayı 2007’de La Fabrique du Temps kurucuları Michel Navas ve Enrico Barbasini geliştirdi. Yani markanın “seyahat sanatı” söylemi burada bir baskı ya da desen değil, doğrudan bir komplikasyon.
Üretim tarafı da bu iddiayı destekliyor. Kasalardan mekanizmalara kadar her parça Cenevre’deki La Fabrique du Temps Louis Vuitton atölyesinden çıkıyor. Üstelik kalibrelerin üzerine kazınan “LFT” mührü ise pasaport damgası gibi duruyor. Dolayısıyla ortada bir moda markasının fason saati yok.

Beş model, beş ayrı fikir
39,5 milimetrelik iki model daha klasik duruyor. Spin Time Green, beyaz altın kasa ve koyu yeşil kadranla geliyor; 100 metre su geçirmezliği ve safir arka kapağı var. Kalibre LFT ST13.01, güç rezervi ise 45 saat düzeyinde. Australia’s Opal ise 18 ayar roze altın kasaya 68 baget safir yerleştiriyor. Kadranın merkezinde Avustralya opali, göstergelerde ise 12 baget pırlanta duruyor.
42,5 milimetrelik üçlü ise daha oyuncu. Air Blue’da havada duran on iki küp “Louis Vuitton” yazısını tamamlıyor; parlak perçinler eski bavul detaylarını hatırlatıyor. Antipode Blue ise 24 saat dilimini birden gösteriyor ve aynı küpün iki yüzüne birbirinden 12 saat uzaktaki şehirleri yazıyor. Yani Los Angeles ile Dubai aynı küpte buluşuyor. En tepede ise 950 platin kasalı Flying Tourbillon Salmon var: 283 parça ve 50 saatlik el işçiliği.

Peki bu koleksiyon neyi anlatıyor?
Buradaki en iyi fikir bence Antipode. Bir küpün iki yüzüne birbirinin karşıtı iki şehri yazmak, süs değil bilgi tasarımı. Böylece kalkış panosu mantığı da saatin işlevini hikâyeye bağlıyor. Üstelik bunu marka logosuna sarılmadan yapıyor. Yine de gerçekçi olalım: beyaz altın, platin, opal ve baget safir söz konusu. Marka fiyat açıklamadı, ama bu koleksiyon erişilebilirlik iddiası taşımıyor. Buradaki asıl değer, fikrin kendisi.
Modellerin detaylarını Louis Vuitton sitesinden inceleyebilirsin. Saat tarafı ilgini çekiyorsa Rolex Daytona Four Seasons yazımıza da göz atabilirsin.
Sonuç olarak Louis Vuitton Tambour serisi, bir moda saatinden çok bir tasarım nesnesi gibi konuşuyor. Dolayısıyla küpler döndükçe hikâye de kendini anlatıyor.








