Tenis, her zaman sporun en şık branşlarından biri oldu. Pliseli etekler, kaşmir hırkalar ve yakalı mini elbiseler onlarca yıldır preppy modanın temelini oluşturuyor. Bugün ise bu sahnede beklenmedik bir isim parlıyor. Wilson tenis modası, son birkaç yılda kortun en dikkat çekici stil hikâyelerinden birine dönüştü.
Aslında bu yükselişi şaşırtıcı bulanlar az değil. Çünkü Wilson denince akla önce raketler ve toplar gelir. Hatta hayatında bir kez tenis oynayan herkesin elinde büyük ihtimalle bir Wilson raket olmuştur. Moda tarafında ise uzun süre Lacoste, Sergio Tacchini ve son dönemde Sporty & Rich gibi markalar öne çıktı.

Üstelik bu stilin yüzleri de genellikle sporcuların kendisiydi. Maria Sharapova, Anna Kournikova, Serena Williams ve Naomi Osaka kort modasının ikonları arasında. Ancak ilk kez bir marka, bu ikonlar kadar belirleyici bir rol oynuyor.
Marta Kostyuk ve Gelinlik Esintili Wimbledon Elbiseleri
Wilson’ın moda yükselişinde en kritik isim, Ukraynalı tenisçi Marta Kostyuk. Wimbledon’ın katı beyaz kıyafet kuralı, markalara yaratıcı olmak için ilginç bir alan açıyor. Kostyuk ve Wilson da bu alanı iki kez gelinlik temasıyla değerlendirdi.
İlk elbise 2024’te geldi. Kostyuk’un kendi gelinliğinden ilham alan model, derin V yaka ve açık sırt detayına sahipti. Elbise öyle ilgi gördü ki sonunda Wimbledon Müzesi’ne girdi.
2026’daki elbise ise ikisi bir arada bir tasarım. Önü açık, yumuşak dantelli bir elbisenin altında aynı tonda kısa bir üst var. Küçük kesikler ve hafif transparan detaylar, katmanlı bir illüzyon yaratıyor. Ayrıca Wilson bu kez kıyafeti satışa da çıkardı. Sonuç? Stoklar neredeyse anında bitti.



Wilson Tenis Modası Neden İşe Yarıyor?
TikTok ve Pinterest’te her spor artık bir “core” akımına dönüşüyor. Örneğin tenniscore da bunların en popülerlerinden biri. Ancak Wilson tenis modası viral anlara dayanmıyor. Aksine marka, trend kovalamak yerine tutarlı bir çizgiden şaşmıyor.
Wilson Sportswear’in küresel kreatif direktörü Joelle Michaeloff da bu noktanın altını çiziyor. Ona göre insanlar tenise artık sadece bir spor olarak bakmıyor. Michaeloff, tenisin lüks, konfor ve performansı aynı anda bir araya getirdiğini düşünüyor. Ayrıca markanın bu dünyaya dışarıdan girmediğini, nesillerdir sporun içinde olduğunu hatırlatıyor.
Tennis 360: Tasarımda Sporcuların Sözü
Markanın gizli silahı ise Tennis 360 adlı sponsorluk programı. Bu programda sporcular, gelecekteki tasarımlar hakkında doğrudan söz sahibi. Kostyuk da 2023’te, henüz 20 yaşındayken programın ilk sporcusu oldu. Böylece genç tenisçinin modaya olan ilgisi, Wilson’ın tasarım diliyle buluştu.


Öte yandan Wilson tasarımları avangart olmaya çalışmıyor. Bunun yerine marka, ışığı güzel yansıtan kumaşlar ve kortta öne çıkan renkler seçiyor. Roland Garros’un toprak kortu ya da New York ile Miami’nin mavi kortları da bu renk seçimlerinde belirleyici. Kısa üstler, şort etekler ve kortun dışında da giyebileceğiniz takımlar koleksiyonların temelini oluşturuyor.
Kostyuk’tan genç yetenek Victoria Mboko’ya uzanan kadrosuyla Wilson’ın önünde daha uzun bir yol var. Kısacası bu sezon gardırobunuza tenis esintisi katmak istiyorsanız, Wilson koleksiyonlarına bir göz atmanın tam zamanı. Kortlardaki son büyük zafer için Alexander Zverev’in US Open şampiyonluğu yazımıza da bakabilirsiniz.







